Sinema Festivalleri
16 Şubat 2012 Perşembe saat 19:00
1982'de Cannes Film Festivali'nde verilen en büyük ödül olan Altın Palmiye (Palme d`Or) ödüllü Yılmaz Güney`in başyapıtlarından “YOL”, açık Cezaevinden bayram iznine çıkan beş mahkumun çıktıkları yolda sıkıyönetim ve cunta zamanında yaşadıkları zorlukları, törelerinin yaptırımlarını, kadına verilen değeri ve 80`li yıllarda insan haklarını ele almaktadır.
Beş karakterden biri olan Seyit Ali`nin kendisini aldatırken ailesi tarafından yakalanan esi Zine`yi töresi gereği namusunu temizlemek için öldürmesi beklenmektedir. Seyit ise duygularına yenik düşer ve eşi Zine`yi kendisi öldüremez, ama soguk hava koşullarında donarak can vermesine de engel olamaz. Seyit Ali`nin öyküsü sürecinde çekilen sahneler YOL filminin en can alıcı ve dramatik sahneleri olmuştur.
İkinci karakter Mehmet Salih, eşi Emine`ye hırsızlık sonrası polislerden kaçarken kayınbiraderini geride bırakarak ölmesine sebep oldugunu itiraf etmesi gerekecektir, ve sonrasında tren ile kaçmak icin yola koyulurlar fakat Emine`nin diğer kardeşi Mehmet Salih ve Emine`yi bulup kaçmalarını engelleyecektir.
Diğer mahkümlarin öyküleri çeşitli olaylar içinde sürüp gider. Sorunları ve özlemleri ile törelerin mahkum ettiği kadınlardır filmin ana karakterleridir.
Yılmaz Güney, Yol ile hapishaneden film yöneten ilk yönetmen olma ünvanını da kazanmış oluyor. Mutlaka gidilmesi gereken bir başyapıt.
Kazandığı Ödüller;
• FIPRESCI ödülü, 1982 Cannes Film Festivali
• Palme d'Or ödülü, 1982 Cannes Film Festivali
• Evrensel Juri ödülü, 1982 Cannes Film Festivali
• César ödülüne adayı, 1983 César Awards
• Eleştirmen ödülü,1983 French Syndicate of Cinema Critics
• Altın Küre, En iyi Yabancı Film adayı 1983 Golden Globes
• ALFS ödülü, 1984 London Critics Circle Film Awards
|
Yönetmen Yılmaz Güney, Şerif Gören |
|
Yazar Yılmaz Güney |
|
Oyuncular Tarık Akan Şerif Sezer Halil Ergün Meral Orhonsay Necmettin Çobanoglu Semra Uçar |
|
Süre 114 dk. |
|
Dil Türkçe |
|
Altyazı İngilizce |
17 Şubat 2012 Cuma saat 19:00
Siyah-beyaz olarak çekilen bu filmde, faytonculuk yaparak yaşamını kazanmaya çalışan Cabbar'ın ve ailesinin içine düştüğü çıkmazlar, sosyo-ekonomik sorunlar ve emeğiyle para kazanamaya çalışarken kurulu sisteme yenik düşen, sonrasında da ailesini geçindirmek icin çabalarken, fakirlikten çıldıran bir aile babasının dramı konu olarak ele alınılmanktadır.
Bir Mercedes`in çiğnediği atının ölümüyle dünyası yıkılan, parası olmadığı için yeni bir at alamayan Cabbar, aldığı Milli Piyango biletine de ikramiye çıkmayınca, son umudunu bir hocanın peşine takılmakta ve hocanın vaad ettiği defineyi aramakta bulur.
Yılmaz Güney'in 1970 yapımı bu filmi, Türk sinemasında bir dönüm noktası olarak görülebilir, ve sonraki siyasal filmlerin öncüsü olarak sayılabilir. Umut Dünyaca ünlü diğer yönetmenler Roberto Rossellini, Vittorio De Sica ve Cesare Zavattini` nin filmleri ile kıyaslanmaktadır, özellikle de İtalyan sinemasının bir başyapıtı olan De Sica and Zavattini`nin 1950 Oscar ödüllü “Ladri di Biciclette” (Bisiklet Hırsızı) filmi ile bir çok sinema kritiği tarafından “neo-realismo” akımında karşılaştırılmıştır.
Dünya sinemasına örnek olabilecek güzellikte sahnelerle dolu coşkunun, dramın ve insani değerlerin yokolmuşluğu içburucu sahneler ile yüreğinizi yakarak anlatıldığı bir ikinci Yılmaz Güney başyapıtıdır.
Kazandığı Ödüller;
• En İyi Film, 2. Adana Altın Koza Film Festivali, 1970
• En İyi Yönetmen, 2. Adana Altın Koza Film Festivali, 1970
• En İyi Senaryo, 2. Adana Altın Koza Film Festivali, 1970
• En İyi Erkek Oyuncu, 2. Adana Altın Koza Film Festivali, 1970
• En İyi Müzik (Arif Erkin), 2. Adana Altın Koza film Festivali, 1970
• En İyi Fotoğraf (Kaya Ererez), 2. Adana Altın Koza Film Festivali, 1970
• En İyi Erkek Oyuncu, Antalya Altın Portakal Film Festivali
• Grenoble Film Festivali, Seçici Kurul Özel Ödülü
|
Yönetmen Yılmaz Güney |
|
Yazar Yılmaz Güney,Şerif Gören |
|
Oyuncular Yılmaz Güney Tunçel Kurtiz Osman Alyanak Enver Dönmez Gülsen Alnıaçık Kürşat Alnıaçık Lütfü Engin |
|
Süre 100 dk. |
|
Dil Türkçe |
|
Altyazı İngilizce |
17 Şubat 2012 Cuma saat 21:00
Yılmaz Güney ve Atıf Yılmaz`ın ortak calışması olan 1974 yapımı bu filmde çeşitli suçlardan hayatları hapishanede geçmiş ve hapishanede tanışan üç yoksul arkadaşın dr birbirleri ile kesişen öykülerini, filimin geçtigi zaman diliminde ortak noktalarının toplumun ezdiği, horladığı, ve dışladığı küçük insanlar olmaları, öykülerin birbirine bağlanma noktasıdır. Cezaevinden salıverilmiş üç suçlunun hayat ile mücadeleleri ve toplumda yer almak üzere çektikleri sorunlar anltılmaktadır.
Tahliye günleri geldiğinde işleri güçleri ve kimseleri olmadigindan dışarı çıkmak istemezler. Hacı ve Arap bir yana, nereye gideceğini bilmeyen Abuzer için yaşam değişmeyecektir. Yine yalnız, yine büyük kentin sokaklannda açtır, ve filmin sonu Abuzer’in toplumu sorgulayan yüzünü seyircinin anlayışına bırakarak son bulur.
|
Yönetmen Yılmaz Güney |
|
Yazar |
|
Oyuncular Yılmaz Güney Yıldırım Önel Göktürk Güney Hülya Şengül Hakkı Güvenç Güven Şengil |
|
Süre 72 dk. |
|
Dil Türkçe |
|
Altyazı İngilizce |
7 Nisan 2011 Perşembe saat 19:00
Yusuf (7) ilkokula başlamış, okuma yazma öğrenmektedir. Babası Yakup (35-38) ürkütücü bir ormanın derinliklerinde, yüksek ağaçların üzerine kurulmuş el yapımı kovanlarda üretilen karakovan balcılığıyla uğraşmaktadır. Babasıyla sık sık gittiği orman, Yusuf için gizemli bir yerdir...
Yusuf bir sabah gördüğü rüyayı babasına anlatır. Bu rüya ikisi arasında sonsuza dek kalacak bir sırdır.
Aynı gün Yusuf sınıfın önünde öğretmenin verdiği okuma metnini okurken aniden kekelemeye başlar ve arkadaşlarının alay konusu olur...
Yakup, anlaşılmaz bir nedenle soyu hızla tükenen Kafkas arılarının peşinden uzak bir ormana gider. Babasının gidişiyle Yusuf iyice sessizliğe gömülür. Yusuf'un bu hali çay tarlasında çalışan annesi Zehra'yı (28) üzmektedir. Ne kadar uğraşsa da Yusuf'u konuşturamaz.
Günler geçer, Yakup'un gecikmesi Zehra'yı ve Yusuf'u tedirgin eder. Zehra Miraç Kandil'i gecesi için Yusuf'u köyden uzaktaki annaannesine gönderir. Yusuf, orada dinlediği hikayelerdeki peygambere benzettiği babasının mutlaka geri döneceğine inanmaktadır.
Ertesi gün Sis Dağı şenliğinde de Yakup'a rastlayamazlar...
Babasını aramak için ormanın derinliklerine dalan Yusuf'un gördüğü rüya gerçekleşecek midir?
|
Yönetmen Semih Kaplanoğlu |
|
Yazar Semih Kaplanoğlu Orçun Köksal |
|
Oyuncular Bora Altaş Alev Uçarer Tülin Özen Erdal Beşikçioğlu |
|
Süre 103 dk. |
|
Dil Türkçe |
|
Altyazı İngilizce |
14 Nisan 2011 Perşembe saat 19:00
Yusuf 1997 yılında 22 yaşında üniversite öğrencisi iken girdiği cezaevinden, 10 yıl sonra sağlık nedenleriyle tahliye edilir. Yusuf 'u, cezaevinden çıkıp geldiği Doğu Karadenizde ki köyünde bir tek yaşlı ve hasta annesi karşılar. O cezaevinde iken babası ölmüş, ablası ise evlenip büyük bir kente taşınmıştır.
Ekonomik nedenlerle sadece yaşlıların kaldığı bu dağ köyünde Yusuf bir tek çocukluk arkadaşı Mikail ile görüşmektedir. Sonbaharın kendini yavaş yavaş kışa teslim ettiği günlerde, Yusuf Mikail ile gittiği bir meyhanede fahişelik yapan genç ve güzel Gürcü kızı Eka ile karşılaşır. Farklı dünyalardan gelen bu iki insanın birlikteliği için ne zaman ne de koşullar uygundur. Yine de Yusuf için aşk son bir kez hayata tutunma ve kendi yalnızlığından sıyrılma çabasına dönüşür. Eka içinse Yusuf bu dünyadan çok uzakta, hatta şimdiki zamanda yaşamayan, Rus romanlarından kaçmış bir karakterdir.
90 sonrasını arka planına alarak bir dönemin ironisini, acımasızlığını ve gerçekliğini ele alan filmde, yakın tarih hem belgeleniyor hem de eleştirel bir süzgeçten geçiriliyor.
|
Yönetmen Özcan Alper |
|
Yazar Özcan Alper |
|
Oyuncular Onur Saylak Raife Yenigül Megi Kobaladze Serkan Keskin Nino Lejava Sibel Öz |
|
Süre 106 dk. |
|
Dil Türkçe |
|
Altyazı İngilizce |
21 Nisan 2011 Perşembe saat 19:00
Dokuz yaşında bir çocuk; hem ağabey, hem baba, hem anne, hem de bir bilge olabilir mi ? Ayşe için olur. Ve hatta Ayşe’nin gözünde hiçbir şeyden korkmayan bir ağabeydir Ahmet. Ama Ahmet’te bir çocuktur ve korkuları vardır. Her şeyi bilmesi de imkansızdır.
Başka bir kadınla evlenip, evden ayrılan babaları Kazım, çocuklarını Hasan Dede’nin yanında kaderlerine terk etmiştir. Yaşlı ve yarı felçli bir dedeyle yaşayan iki kardeş her şeye rağmen yaşama umudunu yitirmezler.
Yalın bir dille köyü, köyün insanlarını, kardeşlerin ilişkini anlatan film, bir Anadolu gerçeğini anlatıyor.
|
Yönetmen Atalay Taşdiken |
|
Yazar Atalay Taşdiken |
|
Oyuncular Elif Bülbül Mehmet Bülbül Mete Dönmezer Mustafa Uzunyılmaz |
|
Süre 94 dk. |
|
Dil Türkçe |
|
Altyazı İngilizce |
28 Nisan 2011 Perşembe saat 19:00
Genç müezzinin kendisine bile söylemekte güçlük çektiği aşk duygusu zaman geçtikçe her anına yayılır. Müezzinlik yapan Musa’nın ataması İstanbul Galata’da bir camiye çıkınca, genç müezzin hayatında ilk kez İstanbul’a gelir.
Musa caminin lojman olarak kullandığı daireye yerleşir. Yanıbaşındaki dairede Rahibe Anna ve onun bakımıyla ilgilenen Clara yaşamaktadır.
Kiliseyle evi arasında daracık bir hayata sıkışmış Clara’yla İstanbul’da yeni bir hayata başlayan Musa’nın karşılaşması ilginç ve bir o kadar da sıcak bir duygunun ortaya çıkmasına neden olur.
|
Yönetmen Mahmut Fazil Coşkun |
|
Yazar Tarık Tufan Görkem Yeltan Bektaş Topaloglu |
|
Oyuncular Nadir Sarıbacak Görkem Yeltan Ersan Uysal |
|
Süre 90 dk. |
|
Dil Türkçe |
|
Altyazı İngilizce |